turkmeneli.org

Thursday
Jan 08th
Text size
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

Irak İşgalinin Üçüncü Yıl Dönümü

e-Posta Yazdır PDF

Mazin HASAN

19 Mart 2006, Irak işgalinin üçüncü yıl dönümüdür.  Mevcut tablo, ülkenin siyasi ve sosyal bir kaosa girdiğini göstermektedir. Irak’ta ilan edilmeyen bir iç savaş yaşanmaktadır. Irak’taki belirsizlik, Amerika dahil olmak üzere bölge ülkelerini de etkilemektedir.

ABD, Irak’ta 2.300’den fazla asker kaybetmiştir. Söz konusu kayıp, ABD’nin 11 Eylül olaylarındaki kayıplarına yakındır. Ancak aradaki fark, Irak’taki ABD savaşının kayıplarının devam etmekte olmasıdır. Savaş harcamaları da 300 milyar Dolara yükselmiştir. Irak’ta diktatör rejimin yıkılması, ne bölgeyi ne de dünyayı daha güvenli kılmıştır. Irak, terör örgütleri için, askerî üs, beşeri destek ve devasa silah deposu haline gelmiştir.

Irak’ın Siyasi Çıkmazı

Rejiminin devrilmesiyle, Irak’ın yeniden yapılandırılması süreci başlamıştır. Bu çerçevede iki seçim yapılmış ve iki geçici hükümet kurulmuştur. Ayrıca, sorunun kaynaklarından biri olan Daimi Anayasa hazırlanarak referanduma sunulmuştur. Irak’ın demokratikleşmesi sürecinde olumlu sayılması gereken söz konusu siyasi süreç, tam tersi etkiler yaratmaktadır. Ülke; kuzey, orta ve güney olarak üçe bölünmüştür. Siyasi güçler arasındaki sorunlar giderek derinleşmektedir. Buna rağmen, siyasi tarafların, sorunların çözülmesi için herhangi bir taviz vermek istemedikleri görülmektedir. 15 Aralık 2005’te yapılan seçimlere rağmen, hükümetin kurulamamasından dolayı kriz yaşanmaktadır. Tarafların farklı beklentileri nedeniyle Irak’ın geleceği konusundaki sorunlar çözümsüz kalmaktadır. Çoğunlukta olan Şiiler, hükumetin seçim sonuçlarına göre kurulmasını savunmaktadır. Sünniler ise hükümetin, kabul etmedikleri seçim sonuçlarına göre değil, ortak şekilde kurulmasını istemektedir. Yönetimin, Başbakanlık ve diğer kuruluşlar arasında paylaşılması ile ülkenin yönetim şekli, çözüm bulunamayan temel sorunlardır. Hükümetin kurulması sorununun dışındaki diğer anlaşmazlıklar ise, kurulacak herhangi bir hükümetin düşmesi için yeterli görülmektedir.

Güvenlik ve İstikrarın Sağlanması

İşgalden bu yana üç yıl geçmesine rağmen, Irak’taki silahlı çatışmalar tüm hızıyla devam etmektedir. 20 Mart 2003 tarihinde başlayan savaştan sonraki en büyük askerî operasyon Samara’da gerçekleşmektedir. Operasyona 15.000 asker, 50 uçak ve 200 araç katılmaktadır.

Samara’da, Şiiliğin on ve onbirinci imamlarının camilerine düzenlenen saldırı, Sünni ve Şiiler arasında 1.400 kişinin ölümüne yol açmıştır. Eski başbakan Eyat Allavi, ülkenin iç savaşa girdiğini ve her gün elli ila altmış kişinin öldüğünü bildirmiştir.

Güvenliğin bulunmadığı Irak’ta, sağlık, eğitim ve hizmet sektörleri de sekteye uğramıştır. Orta sınıf ezilirken, bilim adamları öldürülmekte ve yükselen işsizlik yaşamı felç etmektedir.

ABD’nin Irak müdahalesi siyasal diktatörlüğü sona erdirmiş, ancak etnik diktatörlüğü ortaya çıkarmıştır. Dış güçlerin etkisinde kalan Irak, tutucu grupların alanı haline dönüşmüştür. Irak’ın, bölge ülkeleri için demokrasi örneği olması beklenirken, mevcut durum Irak’ın demokrasiyi değil, şiddeti ihraç ettiğini göstermektedir. (28.03.2006)

Son Güncelleme ( Çarşamba, 29 Mart 2006 12:35 )