Mazin HASAN
19 Mart 2006, Irak işgalinin üçüncü yıl dönümüdür. Mevcut tablo, ülkenin siyasi ve sosyal bir kaosa girdiğini göstermektedir. Irakta ilan edilmeyen bir iç savaş yaşanmaktadır. Iraktaki belirsizlik, Amerika dahil olmak üzere bölge ülkelerini de etkilemektedir.
ABD, Irakta 2.300den fazla asker kaybetmiştir. Söz konusu kayıp, ABDnin 11 Eylül olaylarındaki kayıplarına yakındır. Ancak aradaki fark, Iraktaki ABD savaşının kayıplarının devam etmekte olmasıdır. Savaş harcamaları da 300 milyar Dolara yükselmiştir. Irakta diktatör rejimin yıkılması, ne bölgeyi ne de dünyayı daha güvenli kılmıştır. Irak, terör örgütleri için, askerî üs, beşeri destek ve devasa silah deposu haline gelmiştir.
Irakın Siyasi Çıkmazı
Rejiminin devrilmesiyle, Irakın yeniden yapılandırılması süreci başlamıştır. Bu çerçevede iki seçim yapılmış ve iki geçici hükümet kurulmuştur. Ayrıca, sorunun kaynaklarından biri olan Daimi Anayasa hazırlanarak referanduma sunulmuştur. Irakın demokratikleşmesi sürecinde olumlu sayılması gereken söz konusu siyasi süreç, tam tersi etkiler yaratmaktadır. Ülke; kuzey, orta ve güney olarak üçe bölünmüştür. Siyasi güçler arasındaki sorunlar giderek derinleşmektedir. Buna rağmen, siyasi tarafların, sorunların çözülmesi için herhangi bir taviz vermek istemedikleri görülmektedir. 15 Aralık 2005te yapılan seçimlere rağmen, hükümetin kurulamamasından dolayı kriz yaşanmaktadır. Tarafların farklı beklentileri nedeniyle Irakın geleceği konusundaki sorunlar çözümsüz kalmaktadır. Çoğunlukta olan Şiiler, hükumetin seçim sonuçlarına göre kurulmasını savunmaktadır. Sünniler ise hükümetin, kabul etmedikleri seçim sonuçlarına göre değil, ortak şekilde kurulmasını istemektedir. Yönetimin, Başbakanlık ve diğer kuruluşlar arasında paylaşılması ile ülkenin yönetim şekli, çözüm bulunamayan temel sorunlardır. Hükümetin kurulması sorununun dışındaki diğer anlaşmazlıklar ise, kurulacak herhangi bir hükümetin düşmesi için yeterli görülmektedir.
Güvenlik ve İstikrarın Sağlanması
İşgalden bu yana üç yıl geçmesine rağmen, Iraktaki silahlı çatışmalar tüm hızıyla devam etmektedir. 20 Mart 2003 tarihinde başlayan savaştan sonraki en büyük askerî operasyon Samarada gerçekleşmektedir. Operasyona 15.000 asker, 50 uçak ve 200 araç katılmaktadır.
Samarada, Şiiliğin on ve onbirinci imamlarının camilerine düzenlenen saldırı, Sünni ve Şiiler arasında 1.400 kişinin ölümüne yol açmıştır. Eski başbakan Eyat Allavi, ülkenin iç savaşa girdiğini ve her gün elli ila altmış kişinin öldüğünü bildirmiştir.
Güvenliğin bulunmadığı Irakta, sağlık, eğitim ve hizmet sektörleri de sekteye uğramıştır. Orta sınıf ezilirken, bilim adamları öldürülmekte ve yükselen işsizlik yaşamı felç etmektedir.
ABDnin Irak müdahalesi siyasal diktatörlüğü sona erdirmiş, ancak etnik diktatörlüğü ortaya çıkarmıştır. Dış güçlerin etkisinde kalan Irak, tutucu grupların alanı haline dönüşmüştür. Irakın, bölge ülkeleri için demokrasi örneği olması beklenirken, mevcut durum Irakın demokrasiyi değil, şiddeti ihraç ettiğini göstermektedir. (28.03.2006)
| < Önceki | Sonraki > |
|---|




