Hasan DEMİR - Yeniçağ
"...'Ayrılıklarınızı öne çıkarın, Barzani ile birlikte hareket edin!' telkininde bulunuyor..."
ABD’nin Adana Konsolosluğu sanki CIA’nın Türkiye şubesi. Bir yandan 2. Konsolos Andre Wilson diğer yandan Konsolos Eric Green gün 24 saat bölücü ve kışkırtıcı faaliyet içerisindeler.
Türkiye’deki Amerikan merkezli misyonerlik faaliyetlerinin de koordine edildiği ABD Adana Konsolosluğu, Doğu ve Güneydoğu’da Kürt kardeşlerimize gidiyor hem, “Ayrılıklarınızı öne çıkarın, Barzani ile birlikte hareket edin!” telkininde bulunuyor hem de DTP’li yöneticilere “Yüz binlerce Kürdü Ankara’ya doğru yürüyüşe geçirin!” ve “Öcalan zehirlendi!” diye feryat edin, “Nevruz’da Diyarbakır’da milyonlarca Kürdü bir araya getirip Ankara’nın gözünü korkutun!” akılları vererek, bölgede bir ’ayaklanma’ provası tezgâhlıyorlar.
Şükür ki sağduyu galip geliyor da Ahmet Türk’ün ve de Belediye Başkanı Osman Baydemir’in lafı ile bölge halkı Ankara’ya doğru yollara düşmüyor. Ve millet de yavaş yavaş uyanıyor. Çünkü en azından Irak’ta olanları görüyor. Ve bunların boşuna ayaklarına kadar gelip, “Türklerle ayrılıklarınızı öne çıkarın!” aklı vermediklerini anlıyor. Irak’ta da Kürdü Türk ve Arap’a, Sünni’yi Şii’ye kırdıran ABD 700 küsur bin Iraklıyı katletmekle kalmıyor ırza geçiyor, 6 milyon insanı evsiz bırakıyor.
Lâkin burası Irak değil, Türkiye. Burada hiç kimse Amerikalılar gelse de bizi kurtarsa diye yol gözlemiyor.
Para ve makam için böylesi zilletleri görmezlikten gelenler her toplumun içinde elbette çıkar, amma esas olan ’derin millet’tir, ulvî genler ve binlerce yıllık tarihin ruhlara fısıldadığı hakikattir. İşte o hakikat Malatya’da Bayram Polatbaş’ın sıkılı yumruğu ile, “Irak’ta yapılan katliamları kınıyoruz. Biz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak Alevi’si Sünni’si, Kürd’ü, Türk’ü ile bir yumruk halindeyiz, var git bunu Başkanın Bush’a söyle!” öfkesi ile, CIA ajanı Wilson’un suratına patlıyor. Yetmiyor. Bu hadiseden birkaç gün sonra ABD Adana Konsolosu CIA görevlisi Eric Green, ’Ormancılık Haftası’ sebebiyle Adana Sokak Çocukları Derneği’nin etkinliklerine katılıyor. İşte bu törende CIA görevlisi Eric Green’e, 14 yaşındaki Türk çocuğu İbrahim Coşkun yaklaşıyor:
“- Size bir şey sorabilir miyim?”
Kimi büyükleri dolar ve makamla hizaya getirmiş CIA ajanı Green, çocuk çikolata isteyecek sanıyor olmalı ki:
“- Tabi, sor!” diyor.
İşte bizim ’sokak çocuğu’dediğimiz İbrahim Coşkun’un sorusu:
“- Bu Bush Irak’ta neden insanları öldürüyor, suçları ne?”
CIA görvelisi ne desin, eveleyip geveliyor:
“- Irak hükümeti kötü şeyler yaptı!”
Başka ne desin ki..
Saddam kötü şeyler yaptı ise 20 küsur bin kilometre öteden sana ne? Senin derdin İsrail’in güvenliği ve petrol, bunu bilmeyen mi var?
CIA ajanı, Türk çocuğu İbrahim’e:
“- Televizyon izliyor musun?”
Diye sorma ihtiyacını hissediyor. O zannediyor ki, bu çocuk satın aldığımız, her köşesine adamlarımızı yerleştirdiğimiz televizyonları izlediyse, belki bizi hoş görecek bir şeyler hatırlar. Ama hayır. CIA ajanı Green Türk çocuğu İbrahim’den kaçmak zorunda kalıyor. Bu çok müthiş bir gelişme. İnsanımızın ABD’lilere Irak’taki cinayetlerinin sebebini sormaya başlaması Türkiye’mizi Iraklaştırmaktan kurtarmanın yarısıdır.
Aynı sorular Irak’ın işgalinde ABD ile birlikte hareket eden BOP Eş Başkanı ve destekçilerine de sorulmaya başlandığı gün, mesele bitmiştir..
| < Önceki | Sonraki > |
|---|





