Irak Türkleri, Türkmeneli

Sunday
Feb 05th
Text size
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

Telafer Kan Ağlıyor, Can Çekişiyor.

e-Posta Yazdır

ImageTürkiye'nin burnunun dibinde bir insanlık dramı yaşanıyor… Irak'ın Telefer kenti kan ağlıyor, can çekişiyor.. Ama kimse farkında değil, farkında olanların da umurunda değil. Çünkü...

Çünkü, şehir, uzun süredir abluka altında, giriş çıkışlar peşmergelerin kontrolünde..  Talafer, medya mensupları için yasak bölge.. Bu nedenle Telaferli sesini çıkaramıyor, duyuramıyor..

Irak'ın Türkiye sınırına 80 km mesafedeki Telafer, Musul'un bir ilçesi.. 300 bin nüfuslu bir Türkmen kenti.. ABD işgalinden sonra  stratejik önemi fark edildi… ABD güçlerinin de yardımıyla etnik bir temizlik başlatıldı ve kent iki yılda yaşanamaz hale getirildi.

Telafer, ilk kez 2004 Eylül ayında ABD güçleri, peşmergeler tarafından operasyon düzenlendi. Şehir kuşatılarak, sözde direnişçi var gerekçesiyle, hedef gözetmeksizin ağır bombardıman ateşine tutuldu.. İlk önce de Türkmeneli Televizyonu'nun vericileri vuruldu. Vericiler, tazmin edilmediği gibi onarılmışta değil…

Bu taciz operasyonları , tam iki yıl boyunca 9 kez tekrarlandı.. Bugüne kadar yüzlerce Türkmen katledildi, binlerce Türkmen de gerekçe gösterilmeden tutuklandı... Halen 100 kadar Türkmen, tutuklu veya kayıp. Kimse nerede olduklarını ve niye tutuklandıklarını ve hatta hayatta olmadıklarını dahi bilmiyor.. Teleferli cenazesini bile kaldıramıyor.. 

Telafer'de can ve mal güvenliği kalmadığı için 5 Bin aile göç etmiş durumda.. Civarda çadırlarda, ilkel koşullarda yaşıyorlar.. Şehre tekrar dönmek isteseler de mümkün değil… Çünkü ya evleri yıkılmış ya da peşmergeler tarafından işgal edilmiş durumda…

Şehrin altyapı tesisleri vurulduğu için; su yok, elektrik yok, mazot yok… Şehirde yiyecek sıkıntısı had safhada… Okullar, işyerleri kapalı. Evlerin telefonu kesik… Üstüne üstlik bir de sokağa çıkma yasağı var…

Ayrıca şehirde ciddi sağlık sorunları yaşanıyor. Çünkü hem hastane yetersiz hem ilaç bulunamıyor… Hasta ve yaralılar Türkiye'ye gelemiyor.. Gelenler de Habur sınır kapısını kullanmak istemiyor.. Çünkü Habur sınır kapısı Telaferli için bir işkence kapısı, sorgulama kapına dönüşmüş..  

ImageHayat şartlarının giderek ağırlaştığı ve hatta dayanılmaz hale geldiği Türkmen şehri  Telafer'in düşmesi an meselesi… Şehirde adeta bir can pazarı yaşanıyor, yaşam savaşı veriliyor..

Zaten sistematik olarak sürdürülen saldırıların ve yıldırmaların amacı, Türkmen'i kırdırıp, korkutup göçe zorlamak.. Ve nihai hedef; bu kenti, eninde sonunda Kuzeydeki Kürt yönetiminin topraklarına katmak..

Bu gerçekleşirse ne olur, Sadece Türkmen değil, Türkiye de kaybeder.. Türkiye'nin  Türkmenlerle teması tamamen kopar.. Araya bir Kürt bölgesi girer..

Suriye sınırında açılacak Sincar ve Türkiye sınırında açılacak Ovaköy sınır kapılarının kontrolü Kütlerin kontrolüne geçer. Ovaköy sınır kapısı şimdiki gibi bir Türkmen şehrine değil bir Kürt şehrine açılır.. Böylece Ovaköy, Barzani'nin kontrolündeki Habur'a alternatif olmaktan çıkar, ikinci bir Habur olur!.. 
Türkiye'de bu bölgedeki Kürt yönetimin devletleşmesine, Habur'dan sonra Ovaköy ile de mali katkıda bulunmaya devam etmeye kararlı görünmektedir...

Dahası var… Telafer, Suriye'de Kürtlerin yaşadığı Kamışlı bölgesiyle doğuda Kürtlerin kontrolündeki Kuzey Irak arasında tampon bölgedir. Irak, Suriye, Türkiye ve İran topraklarının belli kısımlarını içine alan sözde Kürdistan'ın bir bütünlük oluşturması için Türkmen toprağı olan Telafer'in ele geçirilmesi gerekmektedir.

ABD askerlerinin Kuzey Irak'ta konuşlandırılmak istemesinin altında da bu gerçekler yatar.. Zaten ABD askerlerinin Irak'tan çıkmasını istemeyen tek grupta Kürtlerdir… Kürtler, Irak'ta koltuk değnekleri olmadan devlet kuramayacaklarının da farkındadır..

Bütün bunlara Türkiye razı olabilir ama Türkmenler asla…
Anlaşılan Türk devleti, geleneksel Irak politikasını terk etti. Fırtına öncesi bu sessizlik, Kuzey Irak'taki oldu bittilere boyun eğildiğini gösteriyor.. Türkmenlerin de bir kez daha kendi kaderlerine terk edildiğini… (turkmeneli.org)