KUZEY İrlanda'nın başkenti Belfast'ın Protestan bölgesinde, dört yüzyıl önceki Protestan komutan Oliver Cromwell'in "milli kahraman" olarak anıtlaştırıldığını, yüceltildiğini görürsünüz... Ama Katolik bölgesine geçtiğinizde aynı Cromwell zalim bir "milli düşman"dır, bir şeytandır!Tarih kitapları da ona göre yazılmıştır, okutulmuştur.
İngiliz Cromwell püriten (sofu) bir Protestandı, dahası cumhuriyetçiydi. Katolik İrlanda'ya seferler düzenlemiş, Katoliklere ağır eziyetler, hatta kıyımlar yapmıştı. Bugün bir rejim kavgası olmadığı için onun cumhuriyetçi yönü çoktan gölgede kalmış, "Katolik düşmanı" ve "Protestan kahramanı" yönü iki tarafta da ön plana geçmiştir. Katoliklerle Protestanlar arasındaki etnik kavgada, Cromwell, tersinden iki tarafın da etnik milliyetçiliğini keskinleştiren bir sembol haline gelmiştir.
Cromwell'i ilgisiz bir Alman tarihçiden okusalar bile, Protestanlar ve Katolikler aynı satırlara tam zıt anlam verirler; karşıt duyguları kabarır.
Dikkat; yazılanlarla algılananlar farklı, hatta zıt olabiliyor!
Etnik eğitim
Bunu niye anlatıyorum? İki amaçla: Birincisi; Tevhid-i Tedrisat'ın önemini vurgulamak için, öbürü bugünkü resmi tarih anlatımının sorunlarını belirtmek için.
Anthony Birch, "Nationalism and National Integration" adlı eserinde, Kuzey İrlanda'da bu iki kimliğin 'ayrı eğitim'ler yüzünden böylesine zıtlaştığını belirtir. Yakın zamana kadar eğitimi elinde tutan Katolik ve Protestan kiliseleri, öğrencilerini, etnik cemaat olarak, "öteki"ne karşı sosyalize etmiştir!
Okullarda "iyi Katolik" veya "iyi Protestan" yetiştirmenin iyi uzman, becerili insan yetiştirmeye engel olduğu fark edildiğinde iş işten geçmiş, kimlikler cepheleşmişti.
İkincisi, bugünkü eğitim sistemimiz, özellikle de resmi tarih eğitimi, kendisini "Kürt" hisseden bir gence bir şey söylemiyor. Hatta karşıt duygu olarak Kürtlük hissiyatını adeta tahrik ediyor! Terörist başı hangi okullarda okumuştu?! Kürtçü yayınlara bakın, eğitim faktörünü açıkça görürsünüz.
Biz neyi anlattığımızı zannetsek de o kendi ön hislerinin süzgecinden geçirerek alıyor veya reddediyor! "Kart kurt" dememiz onu ikna mı etti? Yoksa geri mi tepti?
Ne yapmalı?
Evvela, Kuzey İrlanda'nın vahim hatasını tekrarlayarak Tevhid-i Tedrisat'tan vazgeçip ayrı etnik okullar açılması asla düşünülemez.
İkincisi, müfredat meselesidir. Özellikle tarih eğitimi, kendini Kürt hisseden bir gençte "Ben yokum" duygusu yaratarak ayrı bir tarih arayışına yol açıyor.
Ve dün gizli, bugün açık 'etnik tarih' yayınları ona cazip geliyor: Cemşit Bender'in matematiği de Kürtlerin icat ettiğini veya Mehrdat İzady'in antik Mezopotamya medeniyetlerini Kürtlerin kurduğunu savunan zırvaları gibi!
Bu medeniyetleri Türklerin, Arapların yahut Yahudilerin, Fransızların kurduğunu söylemek kadar zırvadır ama modern ideolojiler böyledir; geçmişteki bir eşkıyayı bugün "sınıf kahramanı" veya "ulusal kahraman" yahut "özgürlük savaşçısı" kılığına sokabilir! Bilimsel planda zırva olması çok önemli değil; etnik kimliği militanlaştırması önemlidir.
PKK'nın taban kazanmasındaki çeşitli sebeplerden biri, bu psikolojik-pedagojik mekanizmadır.
Peki, nasıl bir milli tarih yazılmalıdır? Yarın devam edeceğim.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|




