Irak Türkleri, Türkmeneli

Sunday
Feb 05th
Text size
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

Devlet Politikamız

e-Posta Yazdır

Vedat Yenerer
Yeni Çağ / 28.04.2006

Irak Türkmen Cephesi'nin kuruluş yıldönümü nedeniyle 24 Nisan gecesi Ankara'da düzenlenen kutlamadaydım. Katılım her yıl daha iyi oluyor.

Gecede en çok konuşulan konuları kısaca aktarayım. ABD ve Kürt peşmergelerin silah zoruyla, katliamla boşaltıp, yerine dağlardaki Kürt ailelerini getirmek istedikleri Türkmen şehri Tefler. 400 bin nüfuslu Telafer direndikçe işgalciler baskıyı arttırıyor. Yaklaşık bir yıldır elektriklerin kesildiği şehre, uzun zamandır su da verilmediği için açlık ve hastalık nedeniyle her gün masum insanlar ölüyor. İşgalciler hiç kimseyi Şehre sokmuyor, ama gidenlere yol veriyor. Türkiye sık sık top ateşi açılan ve yüzlerce ölü ve yaralının bulunduğu Telfer'e su boru hattı kurma teklifinde bulunmuş Dostumuz ve müttefikimiz ABD "Irak hükümetine sorun" demiş. Kukla hükümet de tek bir polisini bile sokamadığı Telafer için "hayır yapamazsınız, izin vermiyoruz, gebersinler" cevabını vermiş AKP'de tamamı Türkmen olan bu kentteki katliamı seyretmeye başlamış. Kızılay ise Sudan'a hastane kuracağını açıklarken, burnumuzun dibindeki Telafer'i ve ilaçsızlıktan, susuzluktan, açlıktan kırılan soydaşlarımızı görmezden geliyor. Irak'ta Güney Afrika Cumhuriyeti'ne varıncaya kadar yaklaşık 75 ülkenin yardım adı altında istihbarat vs. kuruluşu var. Bir tek Türkiye'nin yardım kuruluşu yok. Hatırlıyorum, Kızılay 10 yıl önce tebeşir ve defter dağıtmıştı, geçen yıl da iki kamyon yardım götürdüler, bir şoför gece yol almak isteyince şehit edilmişti. Kızılay  Irak'a gitmemekle, trajedi yaşayan Türkmenleri görmezden gelerek kime hizmet ediyorlar anlamış değilim. Kanım çekiliyor, ruhum daralıyor.. Ayıp be kardeşim… Bir yerlere iki, üç kamyon bisküvi götürüp yıllarca yapmacık böbürlenmelerinden gına geldi, midem bulanıyor. Kosova ve Bosna da " savaş var " bahanesiyle yıllarca yardım göndermediler. Yardım gönderdiklerinde de yarısını 250 bin müslümanı kameralar önünde vahşice öldüren katil ve psikopat Sırp paramiliterlere dağıttılar. Elleri kanlı Sırplar, şaşkınlıklarını gizleyemediler ve bir yerleriyle aylarca güldüler. Allah selamet versin, DSP'li Kültür Bakanı İstemihan Talay'da Kosova'daki Türk düşmanı Sırp gazetelerine para yardımı yapmıştı. Özel kalemine telefon açıp ateş püskürmüştüm. Çıldırmamak elde değil. Uganda, Tanzanya olsa hemen kamyonları yol çıkarırlar, giderler; soydaşın yardıma ihtiyacı olunca hep bir sorun var, problem var. Tek neden savaş ise ve korkuyorlarsa yüklesinler yardımı, millet adına  ben ve benim gibi genç vatanseverler yemin ediyorum  kamyonlara şoförlük yaparız ve yardımı sokarız!..Eğer korkmuyorlarsa neden Irak'ta olmadıklarını açıklasınlar. Kim neden istemiyor bilelim. Hükümet yakında Telaferliler için  "onlar terörist" diye açıklama yaparsa sakın şaşırmayın.
Gecede konuşulan konulardan biri de, PKK'nın Bağdat'ta çok sayıda açtığı bürolar ve ofislerdi. Milli onuru korumaktan aciz, beceriksiz  monşerler ordusunun sevgilisi Celal Talabani'ye destek ve yardımları için teşekkürlerin yazılı olduğu koca koca pankartları da ofislerinin önünde aylardır duruyormuş. Görmemek için sadece Türk olmak lazım diyorlar. Alman, İşveçli ve Fransız vatandaşları PKK'nın bürosunda arı gibi çalışıyormuş. Dağlarda Mehmetçiği ve masum insanlara pusu kuran, çatışmalarda öldürülen teröristler için "resimli şehitler albümü" diye bir kataloğu Lübnan'da on binlerce bastırmışlar. Her köşe başında dağıtıyorlarmış. PKK militanları için Arapça kursu da açılmış. Bu arada propaganda amaçlı Arapça dergi de çıkıyormuş. Öcalan Kalkınma ve Kültür Derneği adlı bir de dernek kurmuşlar. Araplara "Üstad Abdullah Öcalan'ın Mücadelesi" adı altında kahramanlık öyküleri anlatıyorlarmış.

+ + +

Gecede İsmail Türüt ve Onurşan gibi vatansever sanatçıların yanı sıra pek çok siyasetçi, bilim adamı, bürokrat ve üst düzey askerler de vardı.Mehmet Ağar, Zeki Sezer, Muhsin Yazıcıoğlu, Yaşar Okuyan Murat Karayalçın ve Doğu Perinçek'ın yanı sıra AKP'den Kürşat Tüzmen ve Abdullah Gül'de davete katılanlar arasındaydı. Sorulara kaçamak cevaplar veren Gül geçen sene de gelmişti. Gözlerim MHP Lideri Devlet Bahçeli ve CHP lideri Deniz Baykal'ı aradı. KDP temsilcisinin gelmediği gibi onlar da gelmemişti. Sordum, Temsilci Ahmet Muratlı davetiyeyi bizzat ellerine vermiş, üstelik "geliriz " demişler. Kendileri gelmedikleri gibi temsilcilerini de göremedim.  Türkmeneli İşbirliği ve Kalkınma Vakfı Başkanı Hasan Özmen "Emin olun, Yunanlıları davet etseydik onlar koşa koşa gelir ve bize destek verirlerdi" deyince açıkçası mangalda kül bırakmayan uygulamada hiçbir şey yapamayan delikanlılar adına utandım!.. (Yeni Çağ / 28.04.2006)