Vedat Yenerer
Yeni Çağ / 24.04.2006
Türkiye'nin sırt çevirdiği sahipsiz Irak Türkleri MOSSAD, CIA ve Kürt liderlerin oyuncağı haline geldi..
8 Mart 2006'da birden bire Irak Türkmenler Otonom Örgütü kuruldu. Örgütün amacı da "Türkmen halkını bir araya getirmek ve Irak hükümeti ile uluslararası kuruluşlar nezdinde Türkmenlerin haklarını aramak" olarak belirtilmişti.. Türkmenleri iyice yok etmek, dağıtmak için kurulmuş tam bir paravan örgüt. Irak Türkmenler Otonom Örgütü'nü Dr. Muzaffer Arslan kurmuş. Türkmenler arasında varlık gösteremeyen Arslan saf değiştirdi ve Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin Türkmen müşaviri oldu. Duyan da Talabani'ye bağlı on binlerce Türkmen var zanneder. Örgütün Kürdistan hayalindeki Kürtler ve onun destekçileri tarafından kurulduğu o kadar açık ki. Ama Türkiye'de, sahipsiz Türkmenlerin içine düştüğü bu oyunu bozacak bir lider hâlâ çıkmadı. Duyduğuma göre Yunanlılar yıllardır Türkmenlere uygulanan haksız baskı ve terör nedeniyle onları savunmaya hazırlanıyorlarmış. Helal olsun yakışır!..
Bu Kürtmen hareketin Türkmenlere bir veya iki vilayette otonomi vereceği söylentilerinin çıktığı günlerden hemen sonrasında rastlaması ve adında özellikle "otomomi" sözcüğünün geçmesi bir tesadüf müdür? Utanmadan Talabani'nin kurduğu bu harekete "bağımsız" diyorlar. Muzaffer Arslan'ın birden bire söylemleri de değişmiş. Irak'ta Türkmenlerin çok dağınık bir şekilde temsil edildiğini, haliyle bu dağınıklık içerisinde beklenen sonucu da alamadıklarını söylemiş. Sormazlar mı adama, "dağınıklığı önlemek için daha da dağıtmak mı gerekiyor" diye?
Örgütü kurduğu gün "Araplarla birlik olursak ülke bölünmez, Kürtlere destek verirsek ülke bölünür" demesi çok dikkat çekici. Bu sözleriyle kendisini ele veriyor!..
Sanki, Kürtlere karşıymış gibi görünerek, Türkmenler arasında prim yapmak, ama buna karşın Türkmenleri bölerek müşavirliğini yaptığı lidere bir diyet ödemek gibi bir şey. Yeni bir örgüt kurmak büyük bir finansman gerektirir. Böyle bir örgütü de, Talabani' nin müşaviri olarak aldığı maaşla kurmak mümkün değildir. Bu kaynak nereden geliyor?..
Türkmenlerin böyle bir örgüte ihtiyacı var mı?
Türkmenlerin bir siyasi örgütü var. Adı Irak Türkmen Cephesi (ITC). Kurulalı 10 yıl oldu. 4 kurultay yaptı. Son kurultay zorlu geçti. Türkmenler bu kurultaydan da alınlarının akıyla çıktılar. Kurultayda, ITC yeniden yapılandı ve yeni yöneticileri belirlendi. Bundan sonra dağınıklıktan söz etmek veya ITC'ye alternatif aramak açıkça düşmanlık olur. Bir zamanlar Türkmen kurultayını bile yöneten Dr. Muzaffer Arslan'ın, Kürt lider Talabani'nin müşaviriyken, Türkmenleri zafiyet içinde gösterecek tutum ve davranışlardan kaçınması beklenirdi. Dr. Muzaffer Arslan dağınıklıktan söz eden veya ITC'ye alternatif yeni bir örgüt kurmaya kalkan en son kişi olmalıydı.. ITC'nin bir önceki başkanı Dr. Faruk Abdullah Abdurrahman da başkanlığı Dr. Sadettin Ergeç'e devreder devretmez, "Karar" adlı bir parti kurdu. ABD'nin bir numaralı hizmetlisi, Şii lider Ahmet Çelebi ile Amerika'ya Başkan Bush'u ziyarete gitti, 15 Aralık seçimlerinde Çelebi ile ittifak kurarak seçime girdi. ITC Yürütme Kurulu'nda yer alan eski bir cephe başkanı olan Dr. Faruk Abdullah Abdurrahman'ın yeni bir parti kurmasının, Türkmen davasını ateşleyen Dr. Muzaffer Arslan'ın yeni bir örgüt kurmaya kalmasından farkı yoktur…
Dr. Faruk Abdullah Abdurrahman ve Dr. Muzaffer Arslan gibi düşünen Türkiye'deki Türkmenlerden bazıları da "Irak Türkmen Cephesi"ni ağzına almamak için çaba göstermektedir. Bunların katıldıkları panellerde, mülakat verdikleri radyo ve televizyon programlarında hatta kapı kapı dolaştıkları basın-yayın organlarında, Irak Türkmen Cephesi mensuplarından "Ulusalcı Türkmenler" diye bahsettikleri dikkati çekmektedir. Bu ifadeyle ITC, adeta Türkiye yanlısı olmakla itham edilmektedir. ITC Türkiye yanlısı olmayacak da Yunanistan, İran ya da ABD yanlısı mı olacak? (Yeni Çağ / 24.04.2006)
| < Önceki | Sonraki > |
|---|




