Yazacaklarım tevatür değil bilgidir. Bu sütunu izleyenler hatırlayacaktır.
Irak Türkmenleri ile ilgili siyaseti yürütme sorumluluğu bir süredir Genelkurmay’dan Dışişleri Bakanlığına geçmişti.
İşte bu süreçle beraber AKP Irak Türkmenlerinin en büyük siyasal örgütü olan Irak Türkmen Cephesi ile uğraşmaya başladı.
Hedefi Türkmen Cephesi’nin Genel Başkanı Dr. Sadettin Ergeç’i tasfiye etmek.
AKP Türkmen Cephesi Önderini Rauf Denktaş misali gördüğünden ve Ergeç’in bölgesinde Türkmen kahramanı olarak kabul edildiğinden, her dayatılana kafa sallamayacağı için onunla beraber çalışmayı istemiyor.
Bunun için ardarda teşebbüsler yaptı.
Türkiye’nin Bağdat Büyükelçiliği ile Dışişleri Bakanlığı özel temsilcisi Murat Özçelik tarafından yürütülen tasfiye operasyonu gereği Başkan Ergeç önce tüzüğe aykırı olarak görevden alınmaya çalışıldı.
Bunun üzerine Irak Türkmenleri sokaklara dökülerek adeta ayaklandı ve Türkmen Cephesi liderinin yanında yer aldı. Dahası, hakem hüviyetindeki en üst kurum olan Irak Türkmen Meclisi Sekreterliği de görevden almayı meşru saymadı.
Elçilik ve dolayısı ile Ankara durumu bir kez daha değerlendirip Ergeç’i tüzük gereği görevinde tuttu ancak KDP ve KYP ile çatışmamasını istedi.
Sadettin Ergeç ise Kürtlerin Referandum öncesi Kerkük için dayattığı Vilayet Meclisi taksimatı oranlarına haklı olarak karşı çıktı ve 2003 senesindeki erzak dağıtım kayıtlarında mevcut olduğu gibi Kerkük nüfusunun yüzde 55’inin Türkmenler’den müteşekkil olduğu olgusunda ısrarlı oldu.
Bunun üzerine Talabani ile Barzani Türkmen cephesi önderi Ergeç’i istenmeyen adam ilan edip onu hem ABD Irak büyükelçisine hem de Ankara’ya şikayet etti.
Talabani Ankara ziyaretinde; “PKK konusunda anlaşırız ama Kerkük konusunda aşırılık yapanlar (Ergeç’i kastederek) ya yumuşatılma ya da değiştirilmelidir” teklifini dillendirdi.
Talabani Irak’ta Türkmenlerle diyalog bağlamında İslami eğilimli Türkmen siyasal örgütü olan Türkmen Adalet partisini tercih edebileceklerini de ima etti.
Bu işaret üzerine AKP kendisi ile zaten organik bağı olan Türkmen Adalet Partisi’ni öne çıkarmak ve sorumluluğu ona vermek için harekete geçti.
Dediğimiz gibi ilk teşebbüs tüzük ihlali ile darbe yapıp Ergeç’i alaşağı etmekti ama Türkmen Meclisi Sekreterliği ile ürkmen yığınlar buna izin vermedi.
Bunun üzerine Ankara ya da Dışişleri Bakanlığı 2008’in Ekim’inde yapılması düşünülen Olağan Türkmen Cephesi Kurultayını 24 Mayıs’a alarak yeni bir hazırlığa girişti.
Bu arada Türkmeneli Televizyonu da Ergeç’e karşı başlatılan kampanyada kullanılmaya başlandı.
Görüldüğü gibi fotoğraf tıpkı Kıbrıs’ta Rauf Bey’e yapılanları çağrıştırıyor.
AKP Talabani ve Barzani’nin etkisi ve de İslami kimliği itibariyle kendine yakın gördüğü bir siyasi yapının önünü açmak için tehlikeli bir oyunu oynuyor.
Askerin yani Genelkurmay’ın bu işte olmadığını biliyoruz, MİT var mı onu hiç bilmiyoruz ama işi götürenin AKP güdümündeki Dışişleri Bakanlığı olduğu kesin...
Dışişleri gibi vizyonu ve geleneği olan bir bakanlık nasıl aşiret devleti gibi davranır doğrusu hiç anlamış değiliz... Tamam AKP şeklen yürütmede patronu da Dışişleri Bakanlığı devletin kurumu değil mi?.. Görüyorsunuz, AKP ayırımcılığı sınırları bile aşmıştır... İyi de AKP bu devlete alternatif bir yapı değil ki!.. Öyle ise sorarım size nedir bu hal?
YeniÇağ
Sabahattin ÖNKİBAR
| < Önceki | Sonraki > |
|---|





