Irak Türkleri, Türkmeneli

Tuesday
Feb 07th
Text size
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

ABD, AB, Türkiye, İran Arasında Abhazya

e-Posta Yazdır
Rusya Federasyonu Başbakanı Vladimir Putin, 12 Ağustos'da ilk kez Abhazya'yı ziyaret ederek Rus askeri üslerini ve Abhazya-Gürcistan sınırını güçlendirmek için 500 milyon dolarlık askeri yatırım sözü verdi. Böylece Putin, 25 Ağustos 2008 tarihinde bağımsızlığını tanıdığı Abhazya'yı koruma ve finanse etme kararlığını koruduğunu gösteriyor. Putin, Moskova'nın Abhazya'nın bütçesine de katkıda bulunduğunu ve emekli maaşlarını ödediğini ifade etti. Abhazya nüfusunun büyük bölümüne Rus vatandaşlığı verilmiş durumda. Gürcistan ise bağımsızlık ilanını kabul etmediği Abhazya'ya yapılan bu ziyareti ‘provokasyon ve bölgeyi istikrarsızlaştırma çabası' olarak niteledi.
Moskova, Abhazya'nın başkenti Sohum'un (Sohumkale, Akua) güneyinde bulunan Oçamçira'da büyük bir deniz üssü inşa etmek istiyor. Bunun, halen Ukrayna-Kırım'ın Sivastopol limanında bulunan Rusya Federasyonu'nun Karadeniz filosu için alternatif bir adres olabileceği belirtiliyor. Sivastopol üssünün 2017'de süresinin dolması ve Ukrayna'nın önlenemez bir şekilde Avrupa-Atlantik dünyasına doğru kaymaya devam etmesi Moskova'yı Karadeniz'de daha güvenilir bir askeri üs arayışına yöneltmiş durumdadır. Hem Gudauta'da bulunan askeri hava üssünün faal duruma geçmesi hem de Oçamçira'da askeri deniz üssünün inşa edilecek olması, Abhazya'nın Türkiye'nin Doğu Karadeniz sahillerine yakınlığı nedeniyle Türkiye için bir başka önem taşımaktadır. Bu nedenle, Abhazya'daki Rus askeri varlığının güçlenmesi, hem Gürcistan'ın hem de Türkiye'nin Doğu Karadeniz sahillerini NATO'nun yeniden ele alması sonucunu doğurabilir.
Moskova ile Sohum arasında 30 işbirliği anlaşmasının imzalanması bekleniyor. Abhazlar, Rusya Federasyonu ile Abhazya arasında çifte vatandaşlık ve karşılıklı mal edinebilme üzerine anlaşmaların imzalamasını istemiyor. Söz konusu iki anlaşmanın imzalanması halinde Abhazya'nın Rusya Federasyonu tarafından yutulabileceğinden endişe ediyorlar.
Rusya Federasyonu, 8 Ağustos 2008'den beri Gürcistan üzerinde yeni politikalar üretmesine rağmen, ABD ve Avrupa Birliği (AB) Moskova'nın adımlarına karşı yeni politikalar üretemiyor. ABD, Obama döneminde Gürcistan politikasını yenileyemedi. Giderek pasifleşen ve politika üretemeyen Obama, Joe Biden kanalıyla Gürcistan'da yeni-muhafazakar politikalar yürütmeye devam ediyor. Yani, Abhazya ve Güney Osetya'yı yok saymaya devam ediyor. İnsani ve ticari ilişkilerin bile kurulmasını istemiyor. Sadece Tiflis'de bulunan Amerikancı yönetime yardım ediyor. Gürcistan'ı ABD'nin Güney Kafkasya'daki uçak gemisi olarak görüyor. Böylece, Gürcü halkının AB ile bütünleşme istekleri, Gürcü aydınının demokratik Gürcistan hayali yok sayılıyor. Washington, Avrupalılaşmak isteyen Gürcistan'ı Latin Amerikalılaştırıyor. Yani, demokratik bir Gürcistan yerine Tiflis'te aydınlarını önemsemeyen yozlaşmış Amerikancı bir yönetimin var olmasını yeterli görüyor. ABD, bölgede sadece Rusya Federasyonu'nu güçlendirmekten başka bir şeye yaramayan yeni-muhafazakâr politikalarda ısrarcı olurken AB, Gürcistan'da oldukça pasif. Sadece, ABD'yi seyrediyor. Kapalı kapılar ardında ABD'nin politikalarını eleştirse de Gürcistan'ı yeni-muhafazakârlara terk etmiş durumda. AB'nin Güney Kafkasya Özel Temsilcisi Peter Samneby, Temmuz ayında Abhazya'daydı. Sohum, Samneby'nin ziyaretini olumlu bulurken bir yandan da kırgın. Samneby'nin Sohum'un AB üyesi ülkelerle doğrudan ilişki kurmasına karşı çıktığı ve Sohum'un AB ile ilişkileri sadece kendi üzerinden kurmasını istediği iddia ediliyor. ABD ve AB ile birlikte Türkiye de Abhazya politikasını yenileyemiyor. Abhazya'dan daha fazla Abhaz Türkiye'de olmasına rağmen Ankara, Abhazya ile insani ve ticari ilişki bile kuramıyor. Ulaşım özgürlüğünü bile sağlayamıyor. Teröre yataklık ile suçladığı Irak'ın kuzeyi ile sıcak ekonomik ilişkiler kurarken ABD'den çekindiği için Abhazya'ya doğru bir açılım gerçekleştiremiyor.
ABD, AB ve Türkiye Abhazya'da yeni politikalar üretemezken İran, Abhazya'ya açılım arayışında. Nitekim Tahran-Moskova-Soçi-Sohum hattı üzerinden İran Dışişleri Bakanlığı'ndan üst düzey bir diplomatik heyet Temmuz ayında Moskova'yı ve daha sonra Sohum'u ziyaret etti. İran Heyeti'nin Moskova'da İran'ın Kafkasya İşbirliği ve İstikrar Platformu'na dahil olmak istediği ve bu konuda Moskova'nın yardımını istediği iddia ediliyor. Heyetin Sohum'da ise Tahran'ın İran ile Abhazya arasında insani ve ticari ilişkilerin kurulmasına hazır olduğunu ifade ettiği iddia ediliyor.
  Güneybatı Kafkasya'da yeni politikalara gereksinim var. Obama'nın kendisine seçimi kazandıran ünlü ‘değişim' sloganını Güneybatı Kafkasya'da uygulama zamanı gelmiştir.

Hasan Kanbolat, ORSAM Başkanı